ABD İzrael Global Devlet Terörü Jonathan Institute - Halid Özkul

Verilen metin, Halid Özkul'un "ABD-İZRAEL GLOBAL DEVLET TERÖRÜ VE JONATHAN INSTITUTE" başlıklı eserinden alıntılar sunmaktadır. Bu alıntılar, devlet terörü, istihbarat operasyonları, siber savaş ve küresel güç ilişkileri gibi karmaşık konuları ele almaktadır. Metin, Jonathan Institute gibi kuruluşların rolünü, Entebbe Baskını gibi tarihi olayları ve kaos teorisinin jeopolitik manipülasyonlardaki kullanımını incelerken, bu faaliyetlerin arkasındaki finansal ve ideolojik motivasyonlara işaret etmektedir. Ayrıca, CIA'nın MKULTRA Projesi gibi zihin kontrol deneylerine ve terörle mücadele adı altında yürütülen operasyonlara değinerek, medyanın kitleleri yönlendirme ve gerçeği gizleme rolünü vurgulamaktadır. Metin, genel olarak emperyalist stratejilerin ve gizli servislerin dünya genelindeki etkileşimlerini geniş bir perspektiften sunmaktadır.

Kitap, küresel devlet terörü, istihbarat operasyonları ve bunların "kaos" teorisiyle nasıl ilişkilendirildiği gibi konuları ele almaktadır. Özellikle Entebbe Baskını gibi olaylar üzerinden İsrail'in gizli servis faaliyetleri ile Jonathan Enstitüsü ve Terörizm Araştırma Merkezi gibi kuruluşların bağlantıları incelenmekte, bu operasyonların siyasi ve ekonomik motivasyonları vurgulanmaktadır. Belge ayrıca siber-savaş, psikolojik operasyonlar ve medyanın manipülasyonu gibi modern terör biçimlerini de derinlemesine irdeleyerek, Batılı güçlerin özellikle ABD ve İngiltere'nin "Stay Behind" operasyonları aracılığıyla dünya genelindeki gizli müdahalelerini ve bu müdahalelerin yol açtığı küresel istikrarsızlığı gözler önüne sermektedir.

Bu metin, küresel güçlerin "terör" kavramını manipüle ederek ve siber taktikler kullanarak dünya üzerindeki ekonomik ve siyasi hegemonlarını sürdürme çabalarını ele almaktadır. Yazar, on beş yılı aşkın bir süredir yaptığı araştırma, gözlem ve analizlerle bu "kontra örgütleri" ve "kanlı planları" deşifre etmeyi amaçlamaktadır.

1. "Terör"ün Tanımı ve İşlevi:

  • Şiddetin Tezgahı: Metne göre, şiddet insanlığın doğuşundan beri var olmasına rağmen, modern kapitalist üretim ilişkileri bağlamında burjuva devletin ideolojik baskı aygıtı olarak kullandığı her türlü şiddet eylemi "terör"dür. "Tesettür" protestocularına uygulanan "ılıman güç gösterisi" bile sınıfsal içerikli protestoculara karşı uygulandığında "yasal terör" olarak nitelendirilir.
  • Devlet Terörünün Üç Ana Kolu: Burjuva devlet terörü kitlelere karşı üç ana koldan uygulanır: a) İktisadi Terör, b) Siyasal Terör, c) Kültürel Terör. Bu kitabın konusu siyasal terör olmakla birlikte kültürel terörün unsurlarına da değinilmektedir.
  • "Terör"ün Gerçek Anlamı: Çağımızda "terör", emperyalizmin ve işbirlikçilerinin kendi sınıfsal siyasal amaçları doğrultusunda kullandıkları, burjuva hukuk devletlerine bağlı legal-baskı kurumlarınca organize edilen ve işçi/emekçi kitleleri "yıldırma" amaçlı "karşı-devrimci terör" eylemidir. Bu, burjuva devletin "yasadışı"lığının bir ifadesi olup, kapitalist literatürde "derin devlet" operasyonu olarak sunulur.
  • Medya ve Terörün İlişkisi: Her terör eylemi sonrası televizyon stüdyolarının "uzmanlarla" dolduğu, terörizm uzmanlarının "gizli istihbarat materyaline ulaşmada sağduyulu sezindirme" yeteneğine sahip yüksek rahipler gibi sunulduğu belirtilir. Metin, "Uluslararası terörizm, medya ile suç ortaklığı içinde, global süreçlerin yöneticisi olur" ifadesini kullanarak medyanın bu manipülasyondaki rolünü vurgular.

2. Paradigma, Enigma ve Siber Güdümleme:

  • Paradigma ve Enigma: Metin, "paradigma"yı "bir tasarımlar ve görüşler sistematiğindeki (bütünlüğündeki) modelleştirilmiş bir veçhe" olarak tanımlarken, "enigma"yı "kasıtlı olarak esrarengiz, anlaşılması zor, muğlak hale getirilmiş olan sözlü ya da yazılı metinler" olarak açıklar. Bu kavramların "Psikolojik Savaşın istihbarat faaliyetleri içinde önemli bir yeri" olduğu vurgulanır.
  • Siber Güdümleme ve "Mançurya Kobayları": Yazar, "hırsız-polis" oyununun medya tarafından paraya tekabül eden yarışma-oyunlarına döndürülmesiyle insanların gerçeği sorgulayamaz "Mançurya Kobayları"na dönüştürüldüğünü iddia eder. Bu, kitlelerin bilinçli olarak dezenforme edilerek apolitik-asosyal (pasif) robotlaştırılması amacını taşır.
  • Beyin ve MKULTRA Projesi: Nörobilim ve beynin işleyişi hakkında detaylı bilgi verilerek, CIA'nın MKULTRA projesi özetlenir. Bu projenin temel maddesi olan LSD aracılığıyla hafızanın kontrol altına alınması, anormal davranışlar yaratılması, şantaj için sapkın cinsel davranışlara yol açılması, bilgi almanın kolaylaştırılması, telkine yatkınlık yaratma, yeni bağımlılık yapıcı yöntemler bulma ve kitleleri psikoz yoluyla denetlemek için alt kültür, kült ve mezhepler yaratılıp finanse edilmesi gibi amaçları olduğu belirtilir.

3. Global Mali Oligarşi ve "Kanlı Plan":

  • Vampir Metaforu: "Dünya üzerindeki birkaç bin global mali oligark vampirin, milyarlık kitlelerin kanını artı-değer olarak kar hanelerine -gasp ederek- eklemek için girişmiş oldukları "kanlı plan"dan bahsedilir. Bu planın kurbanlarının genellikle genç, dinamik, saf ve dürüst halk kitleleri olduğu, oligarkların çocuklarının ise kurbanlar arasında yer almadığı belirtilir.
  • Ekonomik Krizler ve Terör: Tekelci burjuvazinin küresel iktisadi atılımları ve siyasi "karşı-devrimci" atılımları karşısında orta sınıf tabakaların iktisadi ve siyasi gerilemelerine paralel olarak "terör" oyununa saplandığı ve büyük burjuvazi tarafından manipüle edildiği ifade edilir.
  • Finans Kapital ve Hizmet Endüstrisi: Emperyal-siyonist Yeni Wilsoncu ilkelerin, finans kapitalin çıkarları doğrultusunda oluşturulduğu ve yeniden üretim ilişkilerindeki payı %75'e varan hizmet endüstrisinin güçlendirilmesinin "global devlet terörü"nün eşgüdümüne bağlı olduğu vurgulanır.

4. Kaos Teorisi ve Kontrol Mekanizmaları:

  • Kaosun Cazibesi: Kaos teorisinin, "bir durumun değil, bir sürecin bilimi; bir varoluşun bilimi değil, bir oluşumun bilimi" olarak istihbaratçılar için cazip bir bilim dalı haline geldiği belirtilir. Bunun, "gizli" ve "sır" içinde kalmak isteyen Masonik burjuvalar için "bilimsel" bir veri sağladığı iddia edilir.
  • Bifürkasyon (Dallanma): Kaos teorisi içindeki "bifürkasyon" (dallanma) kavramının, bir programın yürütülmesi sırasında bir deneme sonucuna göre programın farklı bölümlerinin seçilmesine olanak tanıdığı açıklanır.
  • Rastlantısallığın Manipülasyonu: Henri Poincaré'in "Gözünüzden kaçan çok küçük bir neden, görmezden gelemeyeceğiniz denli büyük bir etkiye yol açar ve biz bu etkinin rastlantısal olduğunu sanırız" sözü alıntılanarak, toplumun "negatif eğilimli" bir masa haline getirilip üzerinde "bilardo" oynanması metaforu kullanılır.
  • Ultastabil ve Multistrabil Sistemler: Siber sistemlerin bozulmazlığı, karşı davranış yetenekleri ve "ultrastabil" (önceden denenebilir basamaklar) ve "multistrabil" (daha yüksek bozulmazlık) sistemler üzerinden açıklanır.

5. Jonathan Enstitüsü ve Küresel Devlet Terörü:

  • Zionistlerin Rolü: Metin, "Yeni karşı-devrimci mücadelede zionistlerin CIA'nın ustası ve eğitmeni olmasının nedeni; zionistlerin tamamen mücadele içindeki etkinliklerinin uzun bir tarihseliğin, çok geniş bir coğrafya içinde oluşmuş birikimine dayanmaktadır" der. Jonathan Enstitüsü'nün bu küresel provokasyon ve konspirasyonların merkezi olduğu iddia edilir.
  • İsrail'in Terörist Devlet Niteliği: İsrail devletinin kuruluş tarihçesinin ve Siyonist metodlarının "kanlı bir 'terörist devlet'" niteliği taşıdığı, bu devleti kuran silahlı örgütlerin de "kanlı terör şebekeleri" olduğu vurgulanır. İsrail'in bu terörü Osmanlılara, İngilizlere ve Filistinlilere karşı uyguladığı, günümüzde ise "kibernetik olarak güdülen Filistinli radikal "İslamcı" teröristlerin" kullanıldığı iddia edilir.
  • ABD İstihbarat Stratejisi: Jonathan Enstitüsü aracılığıyla neo-con Nazi-Siyonistlerin bu saldırgan doktrini ABD İmparatorluğu'nun resmi "paradigması" haline dönüştürdüğü belirtilir. Mart 2005'ten itibaren ABD'nin yeni istihbarat stratejisi olarak benimsenen bu doktrin, "tehditleri karşılamak için, ABD karşı istihbaratının saldırgan olması gerekiyor" ilkesine dayanır.
  • Özelleştirilmiş Savaş ve Gizlilik: ABD dış ve askeri politikalarında özel şirketlerin kullanımının "eşsiz bir ölçü ve derece"de artırıldığı, bunun kamu denetiminin gerisinde kalmasını sağladığı vurgulanır. Bu özel şirketlerin (SAIC, Booz-Allen & Hamilton, O'Gara Protective Services vb.) askeri ve polis eğitimi sağladığı, istihbarat topladığı ve hatta gizli operasyonlar yürüttüğü örneklerle açıklanır. Bu durum, hükümetin denizaşırı maceralarını "karanlık içinde aleni sürekli olarak saklamasına" olanak tanır.

6. Ulusal Orduların Dönüşümü ve "Karanlık Savaşlar":

  • Ulusal Ordulara Karşı Güvenlik Şirketleri: Metin, "ulusal ordu"ların emperyalist ülkelerce güdülmesinin zorlaştığını, bunun yerine parayla satın alınmış lümpen çevik-vurucu güçlere ihtiyaç duyulduğunu belirtir. "Güvenlik şirketleri"nin ortaya çıkışı ve bunların "global devlet terörizmi eş-güdüm merkezleri ile bağlantıları"nın planlı bir stratejinin parçası olduğu ifade edilir.
  • "Karanlık Savaş" Kavramı: Emekli Orgeneral Büyük Anıt'ın ifadelerine yer verilerek "soğuk savaşın yerini karanlık savaşlara bıraktığı" belirtilir. Bu dönemde ekonomik manipülasyonlar, mikro etnik kışkırtmalar, rejimleri yeniden tanımlamalar, "renkli başkaldırılar" ve medya manipülasyonları gibi unsurların kullanıldığı vurgulanır. Etnik milliyetçiliğe dayalı terörün aşamaları PKK örneği üzerinden açıklanır.
  • Aydınların Tasfiyesi: Irak'taki işgal sonrası sosyal bilimler alanındaki öğretim üyelerinin işlerinden uzaklaştırılması ve faili meçhul cinayetlere kurban gitmesi örnek gösterilerek, emperyal-Siyonist güçlerin ülkelerin siyasal kültür yapısını parçalama ve ulusal refleksler yerine etnik ve dini duyarlılıkları güçlendirme stratejisi açıklanır.

7. İstihbarat Teşkilatlarının Yapısı ve Manipülasyonları:

  • COINTELPRO Taktikleri: FBI ve polisin muhalifleri bezdirmek, onları suçlu göstermek için yasal sistemi kötüye kullandığı, yalan tanıklığı kabul ettiği ve kanıt uydurduğu belirtilir.
  • NATO "Stay Behind" Yapılanmaları: NATO'nun Avrupa'daki "stay behind" yapılanmasının, SSCB'nin dağılmasından sonra alt kademe asker ve sivil unsurlarının bir kısmının deşifre edildiği "Gladio Skandalı" ile kamuoyuna servis edildiği ifade edilir. Ancak asıl "beyin takımlarının" (sivil hukukçu Masonlar) açığa çıkarılmadığı ve bunların Türkik-Yahudi (Kabbala-Talmutçu) kökenli olmalarının "rastlantı" olmadığı iddia edilir.
  • Örgütlenme Hiyerarşisi: Küresel devlet terörünün uygulayıcıları "Sivil-Üst" (medya görevlileri), "Militer-Alt" (subay, astsubay, polis, ajan) ve "ajan-provokatörler" (kuryeler, örgüt liderleri) olarak sınıflandırılır. En alt kademedeki "piyonlar" ise genellikle genç ve deneyimsiz kişilerdir.
  • ISI'nin Rolü: Pakistan'ın Inter-Services Intelligence (ISI) teşkilatının ülke içinde ve dışında örtülü operasyonlar yürüttüğü, Keşmir'deki teröristlere yardım sağladığı, yerli politikaları manipüle ettiği ve nükleer yeteneklerin geliştirilmesinde rol oynadığı detaylı bir şekilde açıklanır.
  • "Demagnetize" Kavramı: ABD hükümeti ve istihbarat teşkilatları tarafından geliştirilen "Demagnetize" konseptinin, kitleleri "işçi sınıfı ideolojisi"nden (komünizm) uzaklaştırmak amacıyla provokasyon ve konspirasyonlar örgütleyerek "parti"nin manyetik alanından uzaklaştırmayı hedeflediği belirtilir.

8. Sonuç ve Öngörülen Mücadele:

  • Kapitalizmin Özü: Metnin temelinde yatan gerçek hedef, kapitalizmin özü olan emek sömürüsüne dayanan kar hırsı ve meta fetişizmi olarak gösterilir.
  • Polyalelektik Materyalist Yöntem: Yazar, karmaşık ve çok katmanlı olan bu düzenekleri çözmek için geleneksel diyalektik yöntemin yetersiz kaldığını ve "polyalektik materyalist" bir yöntemin gerekli olduğunu savunur.
  • Mücadele Formları: Metin, küçük burjuva devrimci örgütlerinin kontra ve kontra siber-taktik operasyonlara maruz kaldığını ancak bazı örgütlerin (örneğin "Acilciler") bilinçli eylem seviyeleri sayesinde bu tuzaklardan kurtulabildiğini örnek gösterir.
  • "İntihar Felsefesi"nin Reddi: "Açlık grevi" gibi küçük burjuva pasifizmine karşı çıkılarak, Vietnam ve Uruguay örnekleri üzerinden direnişin ve hayatta kalma zorunluluğunun önemi vurgulanır.

Özetle, bu metin, küresel güçlerin "terör"ü bir araç olarak kullanarak ekonomik ve siyasi çıkarlarını sürdürdüğünü, bu süreçte siber ve psikolojik savaş tekniklerini, medya manipülasyonunu ve gizli örgütlenmeleri kullandığını iddia etmektedir. Yazar, bu "kanlı planların" arkasındaki gerçek güçleri ve yöntemleri açığa çıkarmayı hedeflemektedir.